Hayal Hırsızı

image

Herkesin bir hayali vardır.Genelde birilerine anlattığımızda sekteye uğrayan hayeller,yada kalıba sokulan,sınırlandırılan hayeller.

Zaten çoğumuz günü kurtarmaktan hayel bile kuramıyor,yada kurduğu hayale ya kendi inanmıyor,yada etraftan gelen negatif düşünceler hayallerimizi yıkıyor.

Mesela herkes  müthiş bir aşk hayali kuruyor,ama kimse karşısına çıkacağına inanmıyor.”bana kim bakar,nerde bende o şans,herkes birbirinin aynı,etrafta iyi insan kalmadı,herkes menfaatçi vs…”gibi düşünmekten aslında kendi hayelini kendisi yıkıyor farkında olmadan.

Sadece bir iş,yada başımızı sokacak kadar bir ev,iyi bir ilişki,belki bir çocuk olacak kadar sınırlı hayeller kuruyoruz.

image

Şu ana kadar kurduğum inandığım ne hayalim varsa gerçekleşti çok şükür.Artık hayellerimin sınırı yok.Mesela önü yemyeşil bahçe,koşan eğlenen çocuklar,masada sohbet ettiğim sevdiklerim olan konforlu bir ev düşünüyorum.Bahçesinde mis kokulu leylaklar,sümbüller,güller kokan.Sırt çantamızı takıp ülke ülke ,sokak sokak gezdiğimizi,para pul yetermi yetmezmi düşünmeden,gittiğim her yerin hakkını vermek istiyorum.Frovence’ye gidip lavanta tarlalarında yürümek,o dar renkli sokaklarını didik didik etmek istiyorum.

image

Çok okuyarak değil,çok gezerek öğrenmek istiyorum.Emekli olunca değil,hemen yapmak istiyorum.Hayellerime sınır koymuyorum,sadece inanıyorum.İstiyorum.

Allahu teala buyurmuyor mu?

“Bir şeyi istemek, ona nâil olmak (onu elde etmek) demektir; Zirâ Allahû Teâlâ kabul etmeyeceği duayı kuluna ettirmez.” İmamı Rabbani

çoook isteyen,inanan çocuğun hikayesini okuyun buyrun;

HAYAL HIRSIZI

Bu öykü, çiftlikten çiftlige, yaristan yarisa kosarak atlari terbiye etmeye çalisan gezgin bir at terbiyecisinin genç ogluna kadar uzanir. Babasinin isi nedeniyle çocugun orta ögretimi kesintilere ugramisti. Orta ikideyken, büyüdügü zaman ne olmak ve yapmak istedigi konusunda bir kompozisyon yazmasini istedi hocasi.. çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftligine sahip olmayi hedefledigini anlatan 7 sayfalik bir kompozisyon yazdi. Hayalini en ince ayrintilariyla anlatti. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftligin krokisini de çizdi. Binalarin, ahirlarin ve kosu yollarinin yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrintili planini da ekledi. Ertesi gün hocasina sundugu 7 sayfalik ödev, tam kalbinin sesiydi.. Iki gün sonra ödevi geri aldi. Kagidin üzerinde kirmizi kalemle yazilmis kocaman bir “0” ve “Dersten sonra beni gör” uyarisi vardi. “Neden “0” aldim?” diye merakla sordu hocasina, çocuk..

“Bu senin yasinda bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal” dedi, hocasi.. “Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynaginiz yok. At çiftligi kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satin alman lazim. Damizlik hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu basarman imkansiz” ve ekledi: “Eger ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.” çocuk evine döndü ve uzun düsündü. Babasina danisti. “Oglum” dedi babasi “Bu konuda kararini kendin vermelisin. Bu senin hayatin için oldukça önemli bir secim!.” çocuk bir hafta kadar düsündükten sonra ödevini hiçbir degisiklik yapmadan geri götürdü hocasina.. “Siz verdiginiz notu degistirmeyin” dedi.. “Ben de hayallerimi..”.

O, orta 2 ögrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor. Yillar önce yazdigi ödev söminenin üzerinde çerçevelenmis olarak asili. Öykünün en can alici yani su: Ayni ögretmen, gecen yaz 30 ögrencisini bu çiftlige kamp kurmaya getirdi. çiftlikten ayrilirken eski ögrencisine “Bak” dedi, “Sana simdi söyleyebilirim. Ben senin ögretmeninken, hayal hirsiziydim. O yillarda ögrencilerimden pek çok hayal çaldim. Allah” tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçiydin.”

Android için WordPress ile gönderilmiştir

İki Tekerleğe Geçiş

image

Bu yaz hem benim için hemde Tuna için çok güzel geçti.Tuna hayatında ilk defa 3_5 çocukla akşama kadar bağ,bahçe,çayır,çimen,deniz,kum gezdi oynadı.O arkadaşlarıyla oynarken ben çok rahat ettim.Yalnız olmadığı için bana sarmıyordu.

Çocuklar birbirlerinden görerek birçok şey başardılar.Tuna zaten gazla çalışan bi çocuk.Yaşıtlarından biri bişey yapsa oda denemek istiyor.Yüzme ve dalmayı öğrenmesinde arkadaşlarının payı çok büyük.

Birgün yanıma geldi.(25.08.2014)”annecim ben artık iki tekerlekli bisiklet sürmek istiyorum “bana öğretebilirmisin dedi.Hiç ümidim yoktu ama”daha erken biraz daha büyümen lazım dedim.
“Hayır ben sürmek istiyorum,Doruk sürebiliyor,bende sürmek istiyorum “dedikten sonra bisikletin yan tekerleklerini çıkarmaya gitti.Bukadar kararlı olduğunu görünce deneyelim dedim.

Arkadan destekle yarım saat dolaştık.”Tuna senin daha 2_3 senen var be oğlum”diye içimden geçiriyordum.”Hadi bukadar yeter,sonra bidaha deneriz” dedikce
“Hayır sen beni tut,bırak deyince bırak annecim “dedi.ve sonra “Bıraaaak beni anneciiiiim”diye bağırdı.Bende bıraktım.Allaha emanet ederek,içimden bildiğim bütün duaları okuyarak.

Tamamdı bu iş Tuna sürüyordu artık.Aferin,bravo dedikce kendi başarısını gördükçe çok mutlu oluyordu.Sonra koştu yanıma”seni çok seviyorum annecim,sen çok güzel bi annesin,bana iki tekerlekli bisiklet sürmesini öğrettin”dedi. Sarıldı boynuma,öptü sıcacık.gururlandım,uçtum havalara.çok mutluyduk.

Anladımki herşeyin doğru bir zamanı vardı,ozamana çocuk karar veriyor,işte ozaman başarıyor.Israr etmenin,hadi yap,yapamıyor,eyvah diyip,hem kendimizi hemde çocuğu yormanın hicbir anlamı yok.

Tuna 2 tekerlekli bisikleti öğrendikten 3 gün sonra yanıma geldi ve dediki”ben nezaman ip üstünde yürüyeceğim anneciğim”
Sustum,bişey diyemedim;)

Android için WordPress ile gönderilmiştir