Şekersiz Pekmezli Kek

image

Artık kek yaparken toz şeker kullanmamaya karar verdim.Şeker yerine pekmezle yaptığım bu kek hem besleyici,hem sağlıklı hemde çok lezzetli oldu.

Tarifimiz şöyle;

3 adet yumurta
1,5 su bardağı pekmez
1 sb süt
1 sb sıvı yağ
3 sb un
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı tarçın
2 adet rende havuç
1 su bardağı ceviz veya fındık

Yumurta ve pekmezi köpürene kadar çırpıyoruz.Süt ve yağıda ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.Ayrı bi yerde un,ve diğer toz malzemeleri elekten geçiririp ,sıvı malzemelere ilave ediyoruz.Ceviz ve havucuda eklefikten sonra yağlanmış ve hafif unlanmış kek kalıbımıza koyup 175 derecede 30 veya 40 dakika pişiriyoruz.

Afiyet olsun☺

Android için WordPress ile gönderilmiştir

Japon Bahçesine Gittik

image

Hani derlerya bakmakla görmek aynı şey değildir.Nezamandır önünden geçtiğim ama farketmediğim bir yer burası.

Ara sıra kafayı kaldırmak alıcı gözle bakmak gerekiyor etrafa.İşte ozaman farkına varıyorsun kaçırdıklarının.

Evime çok yakın olan ama daha yeni keşfettiğim bu yer japon bahçesi.Küçük bi okadarda sevimli mutlaka görülmesi gereken bir yer.

image

image

image

image

image

Türk ve Japon halklarının kardeşlik duygularını pekiştirmesi, her iki ulusun kültürel iletişimi gerçekleştirmesi ve birbirlerini daha iyi tanıyabilmeleri adına planlanmış, iki ülke arasında binlerce kilometrelik mesafe olmasına karşın ulusların birbirlerine gösterdikleri sevgi ve saygı neticesinde, 2003 yılının Japonya´da Türk Yılı ilan edilmesi ve Japonya´nın Shimonoseki Kenti ile İstanbul´un Kardeş Şehir olması nedeniyle Japon bahçesi çalışmalarına başlanmıştır.

Japon Bahçesi´nin en önemli materyallerinden biri de giriş ve çitlerdir. Giriş kapısı, iki ülkede de bulunan Boğaz Köprüsü sembolize edilerek tasarlanmış olup kardeşliği simgelemektedir. Tasarımda Japon bahçelerinde sıklıkla kullanılan bitkiler yer almaktadır. Bahçenin düzenlenmesinde Japon Bahçe Sanatı´nın genel karakteri olan doğal malzemeler kullanılmıştır. Japon Bahçesi´nin tüm özellik ve öğeleriyle yaşatılacağı bahçede; Şelale, Doğal Gölet, Ada, Ada´yı her iki yönde kıyılara bağlayan Taş ve Ahşap Köprüler ve Kuru Köprü inşa edilmiştir. Japon Çayevi yapımı devam etmektedir.

Parkta, 4850 adet ağaç ve bitki kullanılmıştır. Bahçenin Japon Kültürü´nü yansıtan iki adet kapısı, bir adet çeşmesi ve kuru bahçesi bulunmaktadır. Bahçe, çok sayıda doğal taştan imal edilmiş fenerler bulunmaktadır. Bahçenin etrafı ise, Japon stili duvarla inşa edilmiştir.

image

Yaklaşık 15 dakikada gezebileceğiniz ufak,şirin bir botanik bahçe.Beklentinizi çok yüksek tutmayın ama mutlaka gezin görün.

image

Japon bahçesine giriş ücretsiz.Üstelik 26 ekim pazar günü japon festivali var.Ben bu kültürü cok merak ediyorum.İnşallah orda olucam…Sizde gelin☺

Japon Bahçesi Baltalimanı

Android için WordPress ile gönderilmiştir

Biri Nerde O Eski Bayramlar Mı Dedi?

Sende herkes gibi  çocukluğunun bayramlarını,neşesini,sevincini,heyecanını özlüyormusun? Ben özlüyorum…

Nelerimi özlüyorum?Sadece bayramdan bayrama alınan yeni kıyafetleri,parlaklığına aldanıp aldığımız ve mutlaka bir ayağımıza vuran rugan ayakkabıları,fırfırlı dantelli çorapları,arefe günü annemin bütün kardeşlerimi tek tek yıkamasını,minik ellerimize yakılan kınaları,kınalı ellerimize çorap geçirmeyi,bayramlıklar başucumda kardeşlerimle yanyana kıkırdayarak uyuduğum yer yatağını,yorgun argın işten gelen babamın bikaç gün bizimle olmasını,günler öncesinden hazırlıklarına başlanan sarmaları,börekleri,tatlıları,sabah annemin erken kalkıp babamı camiye göndermesini,bizi uyandırıp giydirmesini,babam camiden gelince kurulan daha özenli,balı kaymağı olan ,tahinli pekmezli,bütün aile oturduğumuz yer sofralarını,kına kokusunu,gelen misafirlere kolonya tutmayı,yaşıtımız olan karşı cinsle utançtan bayramlaşmaları, gözgöze gelmemeyi,medile sarılmış şekerleri,bayram harçlıklarını,tüm mahalleyi gezip el öpüp bir poşet dolusu şeker toplamayı,evinde şeker olmayıp bize küp şeker veren komşu teyzeyi  özlüyorum…

Kurban kesemediğimiz zamanlarda ilk kurban etinin gelişini sabırsızlıkla bekleyişimizi,gelen etlerle yapılan kavurmaları,cok yiyip mideyi üşütmemizi özlüyorum.

Şimdi bende bir anneyim.Ve oğlumun bayramları benim gibi sevinçle hatırlamasını istiyorum.Bunun için ilk defa bu bayram çocuğuma bayrama özel bayramlık aldım.Nekadar bayramdan önce giymek istesede bayramı beklemesi gerektiğini anlattım.Sabah erkenden kalktık.Eşim ve oğlumu bayram namazına yolladım.Büyüklerimizle yaptığımız kahvaltı sonrası kurbanımızın bahçeye gelmesini bekledik.

Oğluma kurban bayramını anlattım.Kesemeyenlere et dağıtmamız gerektiğini.Etlerle uğraşma kısımlarını Tuna’ya bizzat izlettim.Akraba ziyaretleri yaptık. Yaşıtlarıyla kaynaşmasını gülmesini,eğlenmesini izledim.Şeker,çikolata yemesine izin verdim.

Biriken harçlıklar,şekerler bir çocuğu nekadar mutlu ediyor onu gördüm.Kaç gün bayram diye sordu Tuna bigün.4 gün dedim.Yaşasın dedi gözleri parlayarak,4 gün daha şeker cikolata yiyebilceeeem..

Bayramın son günü dışarda kahvaltı yapmaya karar verdik.Tuna hemen atladı,”Kahvaltının parasını ben vericem anneciim,lütfen benim çok param var”
Cok istekliydi.Gittik yedik içtik,hesabı gercekten oğlum ödedi.Gururlanarak çıktı mekandan…

Güzeldi bayramlar biz çocukken,eğer bir çocuk varsa heran bayramdı zaten….

image

Android için WordPress ile gönderilmiştir

Halka Dilimli Elma Tatlısı

Elma ağacımızdan kendi ellerimizle topladığımız elmalar nezamandır dolapta bekliyordu.

Tarifi internetten bulup denemek istedim.Elma ve tarçın ikilisini çok seven biri olarak sonuç gayet başarılıydı.Denemek isterseniz buyrun tarife;

Hamuru için :

1 su bardağı un
1 yumurta
4 yemek kaşığı toz şeker
1 çay bardağı süt
1 tatli kaşığı tarçın
1 paket vanilya
Yarım paket kabartma tozu

Kızarmak için;

Sıvı yağ

Servis için;

Pudra şekeri

Yapılışı

Bir kaba hamur malzemeler alınır ve iyice karıştırılır. Krep hamuru gibi akışkan olması lazım. Bir tencerede sıvı yağ kızdırılır. Bu arada elmalar fazla kalın olmayacak şekilde resimde görüldüğü gibi kesilir.

image

Elmaları bolca hamura batırıp orta ateşte yağda arkalı önlü kızartılır (servis tabağına havlu kağıt serilir). Servis esnasında pudra şekeri serpilir. 

image

image

Ben elmaları kızarttıktan sonra üstüne ev yapımı vişne sosu döktüm.Tatlı ve ekşi bir arada sevdiğim için.Sıcakken yemenizi tavsiye ederim.Afiyet olsun…

image

Android için WordPress ile gönderilmiştir

İki Tekerleğe Geçiş

image

Bu yaz hem benim için hemde Tuna için çok güzel geçti.Tuna hayatında ilk defa 3_5 çocukla akşama kadar bağ,bahçe,çayır,çimen,deniz,kum gezdi oynadı.O arkadaşlarıyla oynarken ben çok rahat ettim.Yalnız olmadığı için bana sarmıyordu.

Çocuklar birbirlerinden görerek birçok şey başardılar.Tuna zaten gazla çalışan bi çocuk.Yaşıtlarından biri bişey yapsa oda denemek istiyor.Yüzme ve dalmayı öğrenmesinde arkadaşlarının payı çok büyük.

Birgün yanıma geldi.(25.08.2014)”annecim ben artık iki tekerlekli bisiklet sürmek istiyorum “bana öğretebilirmisin dedi.Hiç ümidim yoktu ama”daha erken biraz daha büyümen lazım dedim.
“Hayır ben sürmek istiyorum,Doruk sürebiliyor,bende sürmek istiyorum “dedikten sonra bisikletin yan tekerleklerini çıkarmaya gitti.Bukadar kararlı olduğunu görünce deneyelim dedim.

Arkadan destekle yarım saat dolaştık.”Tuna senin daha 2_3 senen var be oğlum”diye içimden geçiriyordum.”Hadi bukadar yeter,sonra bidaha deneriz” dedikce
“Hayır sen beni tut,bırak deyince bırak annecim “dedi.ve sonra “Bıraaaak beni anneciiiiim”diye bağırdı.Bende bıraktım.Allaha emanet ederek,içimden bildiğim bütün duaları okuyarak.

Tamamdı bu iş Tuna sürüyordu artık.Aferin,bravo dedikce kendi başarısını gördükçe çok mutlu oluyordu.Sonra koştu yanıma”seni çok seviyorum annecim,sen çok güzel bi annesin,bana iki tekerlekli bisiklet sürmesini öğrettin”dedi. Sarıldı boynuma,öptü sıcacık.gururlandım,uçtum havalara.çok mutluyduk.

Anladımki herşeyin doğru bir zamanı vardı,ozamana çocuk karar veriyor,işte ozaman başarıyor.Israr etmenin,hadi yap,yapamıyor,eyvah diyip,hem kendimizi hemde çocuğu yormanın hicbir anlamı yok.

Tuna 2 tekerlekli bisikleti öğrendikten 3 gün sonra yanıma geldi ve dediki”ben nezaman ip üstünde yürüyeceğim anneciğim”
Sustum,bişey diyemedim;)

Android için WordPress ile gönderilmiştir

Aşk

 

Sabahları benden önce uyanır ,sessizce hersabah alması gereken ilacını bir yudum suyla içmişti.Daha önceleri olmadık sesler çıkarak beni uyandırma çabaları yerini sessizliğe bırakmıştı.

Uyumuyordum aslında ama yataktan kalkmakta istemiyordum.Herzamanki rutin günü yaşamak zevk vermiyordu artık.

Beni bugün öpmedi diye iç geçirdiğim sırada sıcak öpüşünü,terlemiş boynunun kokusunu hissettim ama yinede açmadım gözlerimi.Gitti daha sonra merdivenleri yavaş yavaş inerek.

Yastığını kokladım içime çeke çeke varlığına şükrederek.Bugün ayrılık günüydü nasıl söyleyeceğimi bilmiyordum.Ya üzülürse hele birde ağlarsa dayanamazdım,gidemezdim.

Ama gitmeliydim yorulmuştum kafam çok karışıktı ,biraz yalnız kalmaya ihtiyacım vardı.biliyordum ki bensizde güzel vakit geçiriyor çok eğleniyordu.

Valizimi hazırladım,son anda benimle gelmek ister belki diye düşünerek onun kıyafetlerinide katladım.Beraber kahvaltı yaptık.Birkac zaman sonra benim icin topladığı deniz kabuklarını getirdi.

Yatağımın başına koyup gittiği kır çiceklerinide çok sevmiştim ben her fırsatta mor sevdiğimi bildiği için mor çicek arayışlarını ve şimdiki deniz kabuklarını.

Seviyordu beni çok önemsiyordu bunu hissediyordum hic birsey yapmasa dahi kulağıma fısıldadığı sevgi sözcükleri kalbimi yakmaya içimi eritmeye yetiyordu.Böyle bir aşkı yaşadığım için çok şanslıydım.

Veda anı geldiğinde ben gidiyorum istersen sende gel dedim.Şimdi istanbul çok sıcaktır ben burda kalıcam dedi sarıldı sıkı sıkı.Ama sen geliceksin dimi gel dersem?Gelirim dedim.Nezaman beni özlersen gelirim.

Sarıldım sarıldım kokladım boynunu öptüm.Ama dik durdum üzüldüğümü belli etmedim.Deniz kabuklarını almadan gitme anneciğim dedi avcuma koydu minik elleriyle.

Arabaya bindiğimde başka yere doğru koşarak gitti.Bisikletimi almaya gidiyorum dedi.Araba hareket ettiğinde bisikletini sürerek arkamızdan geldi bi süre gülerek el salladı.

Mutluydu çok.

Ağladım…

 

Limonlu Kek

 img1405439161935

 

Nezaman mutfakta bişeyler yapmaya kalksam oğlum arkadan sesleniyor”Annecim bende sana yardım edebilirmiyim”

Seve seve kabul ediyorum.Ben Malzemeleri hazırlayıp veriyorum.Tuna döküp mikserle karıştırıyor.Çokta eğleniyor.

Evin hertarafını mis gibi limon kokuyor.istediğimde bu değilmi zaten.Kokuların anıları çağrıştırmasını seviyorum.Mesela ben nezaman mandalina kokusu alsam çocukluğumu hatırlarım o ana giderim.Gülümserim.

Tuna’da mutfak kokusuyla büyüsün istiyorum.Gülümseyerek hatırladığı anıları olsun.

Gelelim limonlu kekimizin tarifine

3 yumurta_1 bardak şeker_1 bardaktan biraz az sıvıyağ_1bardak süt (yoksa yoğurt)_1 paket kabartma tozu_1paket vanilya_1 paket hindistan cevizi_3 su bardağı un_1 tane limon

Yumurta ve şekeri köpük köpük beyaz olana kadar çırpıyoruz.Sırasıyla süt,sıviyagida ekleyip çırpmaya devam ediyoruz.Un kabartma tozu,vanilya,hindistan çevizide ekliyoruz.En son bir limonun kabuklarini rendeleyip icine,yarim limonun suyunuda içine ilave edip karıştiriyoruz.

Yağlanmış hafif unlanmış kalıbımıza döküp 170 derece fırinda pişiriyoruz yaklaşik 30 dk.

Fırından çıkınca kalan yarım limonun suyunuda kekimizin üstüne döküyoruz.10 dk sonra kalıbımızı çıkarıp üstüne pudra şekeri serpiyoruz.

 

 

img1405438935879

 img1405439038394

Kekin piştiğini anlamak için kürdan yada bicak batırabilirsiniz.Eğer kuru çıkarsa pişmiş demektir.

 

img1405439310204

Ve en sevdiğim zaman.Tatma anı.😉

Afiyet olsun.Umarım sizde yapar beğenirsiniz…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Çocuk Sesi Geleceğin Müziğidir

 

unnamed (6)

İstanbul’da olupta çocuklarını eğlendirmek için alternatif arayan varsa bir tavsiyede bulunmak isterim.

Benim Fındık oğlumun sürekli gitmek istediği ve çok eğlendiği bu mekan benimde oldukca hoşuma gidiyor.Alışveriş merkezlerinin kalabalığından uzak, ferah sakin bir yer oluşu ve çocuklara özel menüler sunmasıyla dahada keyifli hale geliyor.

unnamed (8)

 

Bir dağcı gibi tırmanıp yandaki kayaktan çocuklar aşağı doğru kayıyorlar.Tuna genelde örümcek adam gibi tırmanmayı tercih ediyor.Hernekadar tutunma yerlerinden çık en tepeye kadar git kaydıraktan kay desemde fındık oğlum kendi bildiğini okuyor.

5-6 adet büyük trambolin var mekanda.Çocuklar atlayıp zıpladıkca hevesleniyorum.Oğlumun elinden tutup en yukarı zıplamak istiyorum.Ama yaş sınırı var 12 yaşa kadar kullanılabiliyor.

 

unnamed (3)

resimdeki gibi oyun alanları var.Engelleri sırasıyla aşıp büyük kaydıraktan kayarak dahada eğleniyoruz.

 

unnamed (7)

Topların üstünde yuvarlanıyoruz.

 

unnamed

 

Mekanda çok güzel orjinal bisikletler scoter’lar mevcut.hepsini tektek deniyoruz.Ayrıca 1 lira karşılığında çalışan arabalar ve motosiklerler var.Çocuklar hiç inmek istemiyor 🙂

Velilerin bişeyler yiyip içebildiği cafe kısmında hem çocuklarınızı izleyebilir hemde bu mekanda doğum günü partileri düzenleyebilirsiniz

Mekan bize biraz uzak.İkitelli başakşehirde..Buna rağmen güzel bir alternatif.

Babalu çocuk eğlence parkı

Çocuk Sesi Geleceğin Müziğidir…

 

Yaprak Sarması Yapmak Hiç Bukadar Kolay Olmamıştı

 

Hemen hemen her bayanın yapmaya üşendiği veya zorlandığı yemeklerden biridir yaprak sarması..

Annem ve kayınvalidem hiç üşenmeden büyük büyük tencerelerde yaparlar bizde afiyetle yeriz.Kimileri elde rahat sararken kimileride tabakta sarmayı tercih edebilir.

Bende elde rahat saranlardanım.Fakat tek başıma bu yemeği yapmaya üşenenlerdendim.Taki düne kadar 🙂

sarma mak.

 

Dün bir gezinti sırasında görüp aldım bu sarma yapma aparatını.Uzun yıllardır piyasada var.Ama hep dandik çıkacağını düşündüğüm için almamıştım.Fiyatı 12 lira.Denemek için aldım.Eve gelir gelmez yıkayıp temizledim.ve hazırlıklara başladım.

unnamed (2)

Zeytinyağlı dolma içini ve yaprakları özenle hazırladım.

 

unnamed (1)

 

Aparatın siyah kayış kısmını yağlayarak başlamak gerekiyor.3 kademesi var yanında kalınlık ayarı yapmak için.Ben en kalın ayarına getirdim ama yinede ince kalem gibi sardı aparat.Önüne bir tabak koydum sarmaların tabağa düşmesi için.resimdeki gibi yaprak ve iç koyduktan sonra pembe kısımla yukarı doğru çekince yaprak kalem gibi sarılmış oluyor 🙂

 

sarma

 

Orta boy tencereyi 45 dakidada  bitirdim.çokta zevkliydi.Hepsi kalem gibi aynı boyda.

 

unnamed

 

Kısık ateşte piştikten sonra sarmalarımız yemeğe hazır hale geldi.Sonuç harikaydı.Ben aparattan çok memnun kaldım.Yaprak sarması yapmak gözünüzde büyümesin. Annenizin veya  Kayınvalidenizin yapıp çağırdığı günleri beklemeyin derim ben.Deneyin 🙂

Afiyet olsun.Hayırlı Ramazanlar.

 

 

 

Özlediğim Manzara

 

 

 

Resim

 

Bugün çok istediğim birşey gerçekleşti.Hem Tuna için hem benim için.Ben oldum olası kapalı alanları hiç sevmem.Avm’lerde Çocuk eğlendirmek,spor yapmak vs..Bu hiç yapmıyorum demek değil tabi ama benim için bir tercih sebebi değildir.Hele hava pırıl pırıl ise ve o çocuklar kapalı alanlarda oynuyorlarsa çokta üzülürüm.

Bugün tüm ısrarlarıma rağmen Tuna hiç dışarı çıkmak istemedi.Bende ona camdan çocukları izlemesini söyledim.Komşularla Çok merhabalığımız olmasada çocukları tanıyorum.Müstakil bi ev var yanımızda ve iki bina arasındaki alanda oynuyor çocuklar.Ufakta olsa yola olan mesafesinden dolayı hep o evde oturan çocuğu şanslı görürüm.Kapıda oynayabileceği bi alan olduğu için.

Tuna hadi arkadaşlara Çikolata atalım dedim.Yusuf diye seslendi tuna ” yakala sana çikolata atıyoyuuuum” yusuf sevinerek yakaladı çikolatayı.Tuna yusuf’un üstündeki örümcek adamlı tişörtü görünce ” Yusuf tişöytün çok güzelmiş”dedi.Böyle bir iltifat beklemiyordu yusuf:) Annecim diğer çocuğun ismi ne diye sordu.Eray dedim.Eyaaaayy sanada çilokata atıyoyuum yakala dedi.Çocuklar hallerinden çok mutluydular.Tuna dedim hadi Aşağıya in sende onlarla oyna.Annecim sende gel beni bekle .Tamam hadi inelim derken kapı çaldı.Gelenler Yusufla Eray’dı.Tuna onları görünce çok şaşırdı Eli ayağına dolandı heyecandan bağıra bağıra konuşmaya başladı.

Araba oyuncağın varsa getir dediler Tuna’ya.Tuna tamam hepsini getiycem hemen geliyoyummm derken telaştan evden çıkamadı.Çünkü ilk defa birileri kapıya gelip onu dışarı davet etmişti.İndi aşağıya ben 15 dakika yanlarında oyunlarını izledim.Baktım kahkahalar havada uçuşuyor ortam iyi.Eee ozaman siz burda biraz oynayın ben kuaföre gidip hemen gelicem dedim.Tuna “hayır annecim gitme sende yanımda dur” desede onu ikna ettim.Çünkü babası camdan onu izleyecekti.Tuna sokağa inmiş üstelik bikaç arkadaş edinmişti.Bu sevinçle işimi hallettim eve geldiğimde Tuna yıkanmış paklanmış bana kapıyı açtı.

Çok eğlendiğini güldüğünü söyledi..İkimizde hayatımızda bi ilki yaşadık bugün.O bensiz sokakta arkadaşlarıyla oynadı.Ben onsuz Koaförüme gittim..Mutluyum çünkü sokakta hayat var 🙂