Harika Bir Film ” Gone Girl”Kayıp Kız

image

Yönetmenliğini David Fincher ‘ın yaptığı Ben Affleck ve Rosemund Pike’nin başrollerini paylaştığı bu filmin konusu kısaca şöyle;

Ben Affleck’in hayat verdiği Nick Dunne, bir gün eve gittiği sırada dört senelik eşi Amy’yi (Rosemund Pike) bulamaz. Üstelik evin salonunda boğuşma izleri vardır. Hemen polisi arayan Nick, yaşanan olayların ertesinde medyanın da fazlasıyla ilgi göstereceği bir sır perdesinin baş aktörü olur. Amy ortada yoktur ve polisin esas şüphelisi Nick’ten başkası değildir.

Her dakikası sürükleyici,akıl oyunlarıyla seyirciyi şaşırtan,sıkmayan,evliliğe,ilişkilere dair ince dokunuşlar yapan güzel bir filmdi.

Sabah uyandığımda balkonu su basmış olarak görsemde,tüm gün temizlik,çocuk vs uğraşsamda,sinemada koltuğa bırakılan sakızın popoma yapışmasına rağmen bu film sayesinde güzel bir gün geçirdim diyebilirim….

Sinemada koltuklarınıza oturmadan önce kontrol etmeyi unutmayın:mrgreen:

İyi seyirler;)

Android için WordPress ile gönderilmiştir

Reklamlar

Bana Hoşçakal Deme Annecim

image

Bugün okulun (Anasınıfı) 4 günü.Geçen haftayı saymazsakTuna alıştı sayılır.Ilk günlerde kendini baya soyutlamıştı okuldan.Kapıda beklemem için sözler almıştı benden.

image

Sonra Tarık’la tanıştılar.Tarık onun elinden tuttu bikaç gün sınıfa beraber girdiler.Tuna her seferinde “söz ver annecim camdan bana bakıcaksın” dedi.Baktım çoğu kez kendimi göstermeden izledim.Sıkılıyordu belliki.

image

Beni görünce gülümsüyordu.Kızlar erkek çocuklara göre daha kolay alışmıştı.Ağlayan,sızlayan yoktu.Hatta severek geliyorlardı okula belliydi.Ama sınıflarına 2 gün önce gelen kız çocuğu hariç.Kız öyle bir ağlıyorki,yerden yere yatiyor,camlara tırmanıyordu.

Bu sabahta öyle oldu.Tuna kıyametleri koparan arkadaşını görünce okula girmek istemedi.korktu,anlam veremiyordu.
Bense öptüm onu hadi sınıfına git dedim öğretmenin bekliyor.Önce gözleri doldu.Arkasından “hoşçakal annecim”dedim el sallayarak.

Ağlayarak geri geldi sarıldı boynuma.Ne oldu neden ağlıyorsun diye sorduğumda
“Bana hoşçakal deme annecim”dedi
ve gitti sınıfına 😦

Nekadar duygusal bir cocuk olduğunu birkez daha anladim…

Ayların Sultanıdır Eylül

image

Eylül ayını çok severim ben.Eylül doğumluyum, Eylül’de evlendim,Eylül’de anne oldum falan filan ama asıl sevme nedenim bukadarla sınırlı değil.

Eylül sonbaharın habercisidir.Ayrılık ayıdır çoğu kişi için,benim içinse sarılma ve aşk ayıdır.Ne tam sıcaktır,ne tam soğuk.Yazın aşırı sıcağından bunalan vucutlar,eller bu aylarda birleşir.Bu ayda da pencereler hep açıktır.Rüzgarı hissedersin,çekersin üstüne yorganı sarılırsın sevdiğine.

Sinema,tiyatro sezonu açılır.Kiloları takmazsın bu ayda.Nede olsa bikini,mayo sezonu kapanmıştır.Gönül rahatlığıyla giyersin kıyafetlerini,sarıp sarmalanırsın.Ev muhabbetleri başlar.Mutlaka her akşam çay demlersin,yada sıcak bir kahve.Ama asla tek başına içmezsin çayını kahveni,yanında tatlı bişey yaparsin kek gibi mesela.

Eller,vucutlar birleşir,yürürsün tarçın kokan sokaklarda.Oturursun bi kahvede sahlep içersin.Çocuğu okula bırakırsın,sevdiğin şarkıları dinleyip,kitabını okursun.Çayın demlenir yavaş yavaş.Bergamot kokusu evin her tarafına yayılır.O sırada yağmur yağar,hemen balkona koşar çayını yudumlarsın.

Sonra saate bakarsın,biraz daha vakit varsa koltukta kıvrılıp yatarsın…